• BYFRESH® PANO

    17 Temmuz 2024
    Genel

    Çevremizi oluşturan atomlar negatif ve pozitif iyonlardan oluşur. Havada bulunan partiküllerin ve bazı bilinmeyenlerin çoğu pozitif iyonludur. Pozitif iyonlar yaşam alanlarımızın iyon dengesini bozar ve kendimizi yorgun, depresif ve sinirli hissetmemize sebep olur. Yaşam alanlarımızın bozulan iyon dengesini yeniden oluşturmak için ortamda yeterli miktarda negatif iyon olması gereklidir.                                                                                                                       Kötü kokular, nem ve küf ile bilinen-bilinmeyen tüm kirleticileri yok ederek negatif iyon dengesini yeterli miktara ulaştırmak gerekliliği son derece önem arz etmektedir.

    Bunun için doğal kokusuz ürünlerden oluşan Byfresh® PANO geliştirilmiştir.                                                                                                                

    İç ortamdaki kirleticilerin varlığına neden olan temel etkenler aşağıda verilmiştir;                                                                       

    • İç ortam kaynakları (örneğin, bina materyalleri, yanma kaynakları)    

    • Dış ortam kaynakları    

    • Doğal ve mekanik iç ve dış ortam hava değiştiricileri                             

    • Bina ve bölmeleri arasındaki dispersiyon                                                 

    • İç ortamdaki fiziksel durumlar (rutubet ve sıcaklık gibi)                        

    • Binada yaşayan canlılar ve bilinmeyenler… olarak özetlenebilmektedir.

    İç ortam hava kalitesini etkileyen kirleticilerden bazıları aşağıdaki gibi sıralanabilir.                                                               

    Asbest: Eskimiş, zarar görmüş veya bozulmuş yalıtım malzemelerinden, yangına dayanıklı materyaller ve yer kaplamalarından yayılır. Asbest içeren malzemeler zarar görmemiş bile olsa ortamdan eğitimli ve kalifiye kişilerce uzaklaştırılmalıdır.                                                                                                                  

    Karbon monoksit (CO): Çıkışı olmayan kerosen (gaz yağı) ve gaz yüzey ısıtıcıları, sızdıran bacalar ve fırınlar, gaz su ısıtıcıları, odun sobaları, yanan yüzeyler, gaz sobaları, garajdaki otomobillerin egzoz dumanları, sigara dumanı karbon monoksit yayarlar.                                                                                                                              Sigara dumanı: Ortamda sigara, pipo ve puro içilmesinden kaynaklanır.                                                                                 

    Formaldehit: Preslenmiş ahşap ürünler ve mobilyalar, üre formaldehit izolasyon malzemesinden ve sigara dumanı, yanma ürünlerinden kaynaklanır.                                                                                                         Kurşun: Kurşun bazlı boya, kirlenmiş toprak, toz ve içme suyundan kaynaklanır.                                                                  

    Azot dioksit (NO2): Kerosen (gaz yağı) ısıtıcılar, çıkışı olmayan gaz sobalar, ısıtıcılar ve sigara dumanından kaynaklanır.                                      Biyolojik maddeler: Islak veya nemli duvarlar, tavanlar, halılar ve mobilyalar, bakımı yapılmamış nem tutucular, klimalar ve evcil hayvanlardan kaynaklanır.                                                                         Organik gazlar: Boyalar, boya çözücüler ve diğer solventler, ahşap koruyucular, aerosol spreyler, temizleyiciler ve dezenfektanlar, güve ilaçları, depolanan petrol ve otomotiv ürünleri, kuru temizleme maddeleri organik buhar oluşumuna neden olan temel etkenlerdir. Pestisitler: Ortamdaki yaşayan haşereleri öldürmek için kullanılan insektisit, termisit ve dezenfektanlar ortama pestisit yayarlar. Aynı zamanda tarla ve bahçelerde kullanılan ürünler de zamanla pestisitlerin yaşadığımız ortamlara taşınmasına neden olur.                    

    Radon: İnşaat materyalleri ve kuyu suyu ile yerkürenin alt katmanları yayar.                                                                               

    Küfler: Çok az sayıda ülke, sistematik olarak hangi evlerde küf oluştuğunu bildirmektedir. Bu özellikle izolasyonu iyi yapılmış, merkezi ısıtmalı evlerde daha büyük sorun oluşturur.                                                                                                         

    Ev tozları: Ev tozunda, yiyecek ve yiyecek hazırlama artıkları, insan ve hayvanların kıl ve deri döküntüleri, dokuma lifleri, mobilya ve inşaat malzemesi döküntüleri, temizleyiciler bulunmaktadır. Evlerde aerosollerin kullanımı özellikle tehlikeli olabilmektedir. (Aerosol, bir katının veya bir sıvının gaz ortamı içerisinde dağılmasıdır. Duman, sis ve spreyler).

    Uçucu Organik Bileşikler (Volatile Organic Compounds, VOC): Bunlar irritan, nörotoksik ya da kanserojen özellikte olabilirler. Sudaki klordan evde kullanılan cilaya, dış ortam havasından, ayakkabı boyasına kadar birçok nedenle ev ortamına girebilmektedir. Ev dışında kullanılan pestisitler, konut ortamına girebildiği gibi, konut içerisinde kullanılan pestisitler de tehlikeli partiküllerin oluşumuna yol açabilirler.

    “Columbia Üniversitesi ve New York Eyalet Psikiyatri Enstitüsü tarafından yapılan araştırmalarda yüksek yoğunlukta negatif iyon içeren ortamlar, mevsimsel depresyon hastalığında antidepresan etkisi yapmaktadır. Negatif iyon içeren bir odada bakteri oluşumunun azaldığı, polen, toz, bakteriler, virüsler, sigara dumanı, hayvansal döküntüler, koku partikülleri ve toksik kimyasal buharların da çökeldiği görülmüştür. Ayrıca negatif iyonlar oksijenin beyine ulaşmasına yardımcı olur, bu da daha dikkatli olmamıza, uyuklama halinden kurtulmamıza ve daha zinde bir zihne kavuşmamıza yardımcı olur.”                                                                                                  “Havada yeterli miktarda negatif iyon olduğunda, uçuşan pozitif yüklü partikülleri (bakteri, virüs toz, görünmeyen kirler vb.) büyük sayılarda kendine çeker. Topaklanan bu partiküller havada kalamayacak kadar ağırlaşırlar ve düşerler. Böylece soluma alanımızın dışına çıkmış olurlar ve artık nefes alma ve sağlık problemlerine neden olmazlar. Tozuma yoluyla tekrar havalansalar bile yeniden iyonlaşarak tutulurlar. Boğazımızda bulunan ve toksinlerin solunum yollarındaki hassas organlara geçmesine engel olan tüylerde sigara dumanının bıraktığı olumsuz etki, yüksek dozda negatif iyon ile nötralize olur. Bu tüyler ne kadar hızlı hareket ederlerse o kadar etkili olurlar. Ancak sigara dumanı bunları yavaşlatır ve bedenin kansere yol açan kirlerden korunmasına engel olur. Yapılan testlerin sonucunda yüksek düzeyde negatif iyon içeren havanın bu tüylerin hareketini tekrardan normale döndürdüğü gözlemlenmiştir.”  

    Negatif iyon yayıcı Byfresh® Pano bloklar yaşam alanlarınızda oluşan kötü kokuları yok eden, nemi dengeleyen ve iyon dengesini yeniden oluşturarak, pozitif iyonların sağlık üzerindeki olumsuz etkilerini ortadan kaldırmayı amaçlamaktadır.

    BYFRESH® PANO ile ilgili yorum yok
  • Byfresh ile Merhaba Dünya!

    27 Ağustos 2023
    Genel

    İç Mekan Havasında Sağlığımıza Zarar Veren 14 Unsur

    Yaşayan tüm canlılar olarak vücudumuzun yaşamsal faaliyetlerine devam edebilmesi için soluk alıp vermemiz gerekiyor. Bu nedenle, soluduğumuz havanın kalitesi sağlığımıza önemli ölçüde etki ediyor. Günümüzde ömrümüzün %90’ını iç mekânlar da geçiriyoruz. Haliyle iç mekân havası yaşam kalitemizi belirliyor. Peki, soluduğumuz hava içerisindeki tehlikelerin farkında mıyız?

    Nefes almamızın kaçınılmaz sonucu: Karbondioksit (CO2)

    Her soluk alıp verdiğimizde üst hava yollarından akciğerlerimize oksijen gelir ve hemoglobin ile taşınan CO2 ile yer değiştirir. Kanda  CO2’in belli seviyeleri aşmaması gerekir. İç mekan iyi havalandırılmadığında CO2 artışı kişilerde yorgunluk ve konsantrasyon bozukluğuna sebep olur. Ekstrem boyutlardaki artışlarda ise ölüm gerçekleşir.

    İyisi de var kötüsü de: Oksijen (O2)

    Nefes alıp verdikçe ortamda bulunan  oksijen miktarının azalmasına sebep oluruz. Vücudumuzdaki elektron alışverişine bağlı olarak oksijen vücudumuzda önemli bir düzenleyici role sahiptir. Oksijenin vücudumuzun ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için negatif yüklü olması gerekir. Bu nedenle bulunduğumuz mekanların düzenli bir biçimde havalandırılması ve iç mekanda negatif yüklü oksijen miktarının arttırılması gerekir.

    Evimizdeki çevre kirliliği: karbondioksit (CO2), karbon monoksit (CO), azotdiyoksit (NO2), kükürtdiyoksit (SO2)

    Çevresel kirliliklere bağlı olarak havadaki CO2, CO, NO2 ve SO2  gazlarının artışının ciddi sonuçları vardır. Evimizin bulunduğu yerin çevresindeki endüstriyel yapılar, trafik, endüstriyel çiftlikler gibi faaliyetler de dolaylı olarak iç mekân hava kalitesinde belirleyici rol oynayarak sağlığımızı etkiler. Unutmamalıyız ki evimizin iç mekân havası ancak dışarıdaki hava kadar iyi olabilir. Ayrıca kullandığımız fosil yakıtlar evimizde çevre kirliliğine sebep olur. Bu durum, hasta hissetme hali, huzursuzluk ve düşük performans gibi sonuçlar ortaya çıkarır.

    Atmosferdeki ozon – evimizdeki ozon (O3)

    Ozon gazı atmosferin üst seviyelerinde doğal olarak bulunan ve güneşin zararlı etkilerinden korunmaya yardımcı bir gazdır. Ancak biz soluduğumuzda boğaz ve akciğerleri tahriş eder. Solunum yolları rahatsızlıkları olanların durumunun kötüye gitmesine sebep olur. Günümüzde iç mekan havasını temizlemeyi vadeden bazı cihazlarda ozon kullanılmaktadır. Ozona az miktarda maruz kalmak bile uzun vadede çeşitli akciğer rahatsızlıklarını tetikler.

    Evi temizlerken akciğerleri kirletmek: klorin (CI) ve amonyak (NH3)

    Çeşitli temizlik ürünlerinde karşımıza çıkabilen klorin ve amonyak gibi zehirli maddeler solunduğunda ciddi rahatsızlıklara sebep olurlar. Yaşam alanlarımızı daha hijyenik hale getirmek için uğraşırken bir de bakmışız ki bu yüzden hasta olmuşuz.

    Evimizi kurgularken aklımıza gelmeyenler: Organik Uçucu Bileşenler

    İnsan sağlığına zararlı organik uçucu bileşenler, pek çok yapıştırıcıda, boyalarda, verniklerde, incelticilerde, temizlik ürünlerinde, yalıtım malzemelerinde, köpüklerde, duvar kâğıtlarında bulunan tehlikelerdir. Onları çoğunlukla bilmeden evimize alırız. Günümüzde bazı ürünlerde çok bilinen formaldehit kullanımına dair bir hassasiyet oluşmaya başlamıştır. Formaldehitsiz ürünlerde sağlığa zararlı olduğu bilinen izosiyanitler kullanılabilmektedir. Bu nedenle aldığımız ürünlerde kullanılan maddelere dikkat etmemiz çok büyük önem taşır. Baş ağrısı, görme bozuklukları, eklem ağrısı, yorgunluk, baş dönmesi gibi başlangıç semptomlarını takip eden ağır organ hasarları söz konusudur. Bu maddelerin kanserojen etkileri olduğu bilinmektedir.

    Hangimiz oturmadık ki? O plastik sandalye ve bize yapabilecekleri: Ftalatlar

    Plastik bir sandalyeye oturduğumuzda bize zarar vereceğini düşünmeyiz. Ancak plastik eşyalarda bulunan bazı plastisite arttırıcı katkılar, vücudumuzda sindirim, dolaşım ve solunum sistemleri yoluyla dağılır ve yağ dokusunda birikir. Mukoza zarlarını tahriş eder, yorgunluk, baş ağrısı, sinir sistemi ve üreme sistemi rahatsızlıklarına sebep olur. Ayrıca bu maddeler, plasenta yoluyla da geçebildikleri için bebekler de ciddi risk altındadır. Tüm bu risklerden dolayı günümüzde pek çok ülke standartlarla bu maddelerin kullanımını kısıtlamaktadır.

    Şimdi kurtulmak için uğraşıp duralım: Asbest ve diğer fiberler

    Genel olarak yapı ve izolasyon malzemelerinde bulunabilen asbest ve mineral fiberler insan sağlığı açısından ciddi risk faktörleridir. Asbest, insan vücuduna girdikten sonra solunum sisteminde yıllarca kalabilir. Göz rahatsızlıkları, solunum sistemi hastalıkları ve kansere yol açar. Mineral fiberler, insan vücuduna girdikten sonra parçalanır. Tehlikesi, üretim sürecinde çalışan işçilerin kansere yakalanması ile fark edilmiştir. Bu tehlikeye karşı, üretim süreçleri için limit değerler belirlenmiştir.

    Mineral fiberler; Metalik olmayan, inorganik elyaflar için genel bir terim. Mineral liflerin örnekleri asbest , grafit ve camdır . Asbest doğal olarak lifler halinde bulunur.                                                                              Cüruf yünü veya taş yünü olarak adlandırılan sentetik mineral elyaflar, erimiş kaya veya cüruftan hava veya buhar üflenerek üretilir. Mineral elyaflar ısı yalıtımında ve yanmaz malzemelerde dolgu maddesi olarak kullanılır.

    Küçükken daha fena: Partikül maddeler ve ev tozu

    Ev tozunda partikül maddeler yoğun olarak, çeşitli boylarda, inorganik ya da organik olarak bulunurlar. Boyutları küçüldükçe tehlikeleri büyür. Mukoza zarı, solunum sistemi ve göz rahatsızlıklarına sebep olurlar. Ayrıca bu partiküller evimizdeki mikroorganizmalarla birlikte zehirli maddeler için bedava bir taşıyıcı sistem görevi görürler. Halılarda, sigara dumanında, şömine yakınlarında, izolasyon malzemelerinde bulunurlar. Bu nedenle elektrikli süpürgemizde iyi bir filtre kullanmazsak evi temizledik zannederken kirletmiş oluruz.

    Sadece kaşıntı ve kabartılarla akla gelenler: Alerjenler

    Alerjenler, evimizdeki partikül maddeleri kullanarak vücudumuza girer ve bizi hasta ederler. Küf ve ev tozunda bulunan mikroorganizmalar pek çok alerjinin ana sebebidir. Hastalıklarımızın sebebini araştırmaz isek, sürekli tekrarlayan çeşitli deri rahatsızlıkları, solunum yolları hastalıkları, astım gibi sorunlarla baş etmek zorunda kalırız.

    Sessiz ve derinden: Radon Gazı (222Rn)

    Dünyanın içyapısında ve kabuğunda doğal olarak bulunan radon gazı, iyi yalıtılmayan binalarda, yapı malzemelerinin arasından geçerek ya da bazı temel yapı malzemelerinden kaynaklı olarak iç mekânlarda birikir. Düzenli  ve iyi bir havalandırmayla bu gazlardan kurtulmak gerekir. Solunduktan sonra bütün vücuda yayılabilen radon, kokusuz ve tatsız bir gaz olduğu için onu vücudumuza aldığımızı bilmeyiz. Akciğer dokusunda birikip radyoaktif faaliyetine devam eden radon gazı ve onunla ilişkili maddeler, hücrelerde mutasyona sebep olurlar. Radon gazı akciğer kanseriyle yakından ilişkilendirilmektedir.

    Etkisi ağır Metaller: Arsenik (As), kadmiyum (Cd), krom (Cr), bakır (Cu), Kurşun (Pb), Çinko (Zn), Kobalt (Co), Nikel (Ni), Antimon (Sb), Cıva (Hg)

    Ağır metaller, yiyecekler, içme suyu, diş dolgusu ve partikül maddelerle taşınarak solunum yoluyla vücudumuza girerler. Ayrıca endüstriyel alanlarda ve trafiğin çok yoğun olduğu yerlerde ağır metal ve metal organik bileşen miktarları daha yüksek olabilir. Bunlar, kanserojendir ve bazıları plasenta yoluyla bebeklerde gelişim anomalilerine, hücrelerde mutasyona sebep olabilirler. Karaciğer ve böbrek hasarı, alerji, anemi, kemiklerde değişim ve kanser gibi sonuçları vardır. Vücudumuzdan atılamazlar ve birikirler. Tadilatlardan sonra yaşayacağımız ortam mutlaka temizlenmelidir. Tesisatlar bu metallerden yapıldıysa kesinlikle değiştirilmelidir.

    Kendileri küçük, etkileri büyük: Mikroorganizmalar

    Mikroorganizmalar, nemli ve besin ihtiyacının karşılandığı herhangi bir yerde bulunup çoğalabilir. Çoğunlukla ev tozu alerjisi aslında bu tozda yaşayan canlılardan kaynaklanır. Evlerde küf, mantar, bakteri gibi oluşumların sebepleri arasında bakımı yapılmamış kötü havalandırma sistemi ve filtreler, yapıda gözenekli olmayan malzemeler kullanılmış olması, yanlış yapılmış su yalıtımı ve ısı köprüleri sayılabilir. Küçük olmaları yaşamımızdaki etkilerinin büyüklüğüne engel olmaz. Vücudumuzdaki sistemlerin tüm unsurlarında çeşitli hastalıklar, baş ağrısı, migren, deri rahatsızlıkları, gözlerde batma ve yanma, göz hastalıkları, konsantrasyon bozukluğu, eklem ağrısı, uyku problemleri, kronik yorgunluk, bağışıklık sisteminde zayıflık ve daha pek çok sağlık problemine sebep olabilirler.

    Pencereyi mi açsak sorunsalı: Rahatsız edici kokular

    İç mekanlarda rahatsız edici kokular olması huzursuzluk hissi ve isteksizliğe neden olur. Ortamı havalandırmak ve ortama gün ışığı girmesi mor ötesi ışınlar sayesinde kötü kokuları geçici olarak yok eder. Ancak bu kokuların nedeni bilinmelidir. Çünkü bu kokular evimizdeki sorunları ve zehirleri tespit etmemizde yardımcıdır, göz ardı etmemek gerekir.

    Herkes için Biyoklimatik Yapı Analizi

    Peki, yaşadığımız mekânlar sağlıklı mı? Ölçebilir miyiz?  Biyoklimatik yapı analizi, iç mekânların insan sağlığına olan etkilerinin ölçümü ve buna göre binalara gerekli mimari müdahalelerin tespitidir.  Günümüzde ulaşılabilir, ekonomik bir danışmanlık hizmeti olarak uzman yapı biyologları tarafından gerçekleştirilmektedir.  Uluslararası standartlar doğrultusunda belirlenmiş değerlendirme ölçütleri kapsamında yapı ve yapı malzemelerinden kaynaklı, alerjenler, radyoaktivite, toksik gazlar, formaldehit, asbest, radon, polen, mantar, bakteri, partikül maddeler, elektriksel, manyetik ve statik alanlar değerlendirilir. Böylece hastalığımıza neden olan yapısal unsurlar belirlenir.

    Kaynaklar:

    • Institut of Building Biology & Sustainability IBN, Building Biology Evaluation Guidelines,
    Byfresh ile Merhaba Dünya! ile ilgili yorum yok

WordPress.com’da Blog Oluşturun.

Byfresh

kötü kokulardan kurtulun

    • BYFRESH PANO
    • İLETİŞİM
    • HAKKINDA
    • BUZDOLABI KOKU ÖNLEYİCİ VE YOK EDİCİ
    • ELBİSE DOLABI KOKU ÖNLEYİCİ VE YOK EDİCİ
    • MUTFAK DOLAPLARI İÇİN KOKU ÖNLEYİCİ VE KOKU YOK EDİCİ
    • OTOLAR İÇİN KOKU ÖNLEYİCİ VE YOK EDİCİ
    • AYAKKABI KOKU ÖNLEYİCİ VE YOK EDİCİ
    • BYFRES İLE YAPILAN HEDİYELİKLER -1-
    • BYFRESH İLE YAPILAN HEDİYELİKLER – 2 –
    • BYFRESH DEKORATİF İÇ MEKAN TUĞLASI
    • İTÜ-MOBGAM’ dan alınan Byfresh’e ait bazı belgeler
    • Byfresh ailenizin dostu.
 

Yorumlar Yükleniyor...
 

    • Abone Ol Abone olunmuş
      • Byfresh
      • WordPress.com hesabınız var mı? Şimdi oturum açın.
      • Byfresh
      • Abone Ol Abone olunmuş
      • Kaydolun
      • Giriş
      • Bu içeriği rapor et
      • Siteyi Okuyucu'da görüntüle
      • Abonelikleri Yönet
      • Bu şeridi gizle